Marmara Üniversitesi Hastanesinde İşten Atmalar Başladı!

Marmara Üniversitesi Hastanesinden UİD-DER’li bir sağlık emekçisi

Marmara Üniversitesi Hastanesinde taşeron firmaya bağlı 3 işçi arkadaşımız işten çıkarıldı. 27 Ekim akşamı işten çıkarıldıkları söylenen işçi arkadaşlarımız perşembe sabah işe geldiklerinde güvenlik görevlileri tarafından hastaneye alınmak istenmediler. İşyerinden ayrılmayıp girişte beklemeye başlayan arkadaşlarımız, sabah kadrolu çalışan arkadaşlarımız işe geldiklerinde onların da desteği ile içeri girdiler. Kendilerine verilen emri yerine getirdiklerini söyleyen taşeron güvenlik işçileri, arkadaşlarımızı sözle engellemeye çalıştılar. Gün içinde atılan işçi arkadaşlarımızın beklediği yere 30-40 kadar diğer çalışan arkadaş desteğe geldi. Hastane yönetiminden bir kişi panik halinde gelip herkesten görev yerlerine gitmesini ve dağılmasını istedi. Dağılmayanlara görev yerlerini terk ettikleri için işlem yapılacağını söyledi. Bu tehditlere rağmen hiçbirimiz dağılmadık ve işten atılan arkadaşlarımızın geri alınmasını istedik.

Taşeron temizlik işçisi arkadaşlarımız bir aydan fazla bir süredir yatırılmayan maaşların yatırılması için görüşmeye gittiklerinde taşeron şirketin yöneticilerine hakaret ettikleri gerekçesiyle işten atıldılar. Oysa biz biliyoruz ki, bu üç kadın işçi arkadaşımız, yapılan bu haksızlığa dur dedikleri ve diğer arkadaşlarının da haklarını savundukları için özellikle atıldılar. Hemen her işyerinde olduğu gibi diğer işçileri korkutmak ve susturmak için içlerinden en öne çıkan ve diğer arkadaşlarına yol gösteren mücadeleci işçileri attılar. Bu arkadaşlarımız bir süre önce bu saldırılara dur demek için sendikaya üye olmuş ve bir süredir bu nedenle yıldırılmaya çalışılan işçi arkadaşlarımızdı.

Bir haftadır aralıklarla idare ile sürdürülen görüşmelerden henüz olumlu bir sonuç çıkmadı. İşyerine gelmeye devam eden arkadaşlarımız mücadelelerine şimdiden başlamış durumdalar. İşe geri alınıncaya kadar sürdürecekleri bu mücadelede UİD-DER’li sağlık emekçileri olarak yanlarında olacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

11 Kasım 2010