Ekmek İstiyoruz, Gül de!
İlkay MeriçAmerika’nın Massachusetts eyaletinde 1912 Ocağında başlayan bir grevde kadın dokuma işçileri şöyle haykırıyorlardı: Ekmek istiyoruz, gül de! Kadın işçiler bu sloganla, sadece karınlarını doyurmak istemediklerini, hayatı tüm güzellikleriyle birlikte yaşamak için daha fazla serbest zamana da sahip olmayı istediklerini duyuruyorlardı dosta düşmana. Daha yüksek ücret ve daha kısa çalışma saatleri! Bu aynı zamanda, ücret artışıyla sınırlanmış geleneksel sendikacılığa duyulan bir tepkinin de ifadesiydi.
Emekçi Kadınlar Mücadeleyle Özgürleşecek
İlkay MeriçBurjuvazi istediği kadar sınıfsal özünü karartmaya ve onu sistem içine çekmeye çalışsın, 8 Mart, emekçi kadınların kapitalist sisteme, erkek egemenliğine ve bunların bileşik sonuçları olan çifte ezilmişliğe ve çifte sömürüye karşı seslerini yükselttikleri bir başkaldırı günüdür. Bu gün, burjuva ve küçük-burjuva feministlerin iddia ettiği gibi tüm kadınları erkek egemenliğine karşı birleştirecek sözde bir ortak mücadelenin değil, kadın işçilerin sınıf mücadelesiyle iç içe ördükleri kurtuluş mücadelesinin sembolüdür. 8 Mart 1857’de ateşi yakılan isyanın kahramanları nasıl kadın işçilerse, bu isyan ateşini o günden bu yana körükleyenler de her daim onlar olmuştur, ancak onlar olabilir.
8 Mart ve Zehra Kosova
Yavuz GirginSınıfımızın mücadele tarihi zengin mirasa sahip. Kapitalizme karşı verilen mücadelede nice onurlu insan, hayatı pahasına bu mücadeleyi yaşattı, yaşatıyor. Ve bu onurlu insanlar içinde kadın direnişçilerin daima özel bir yeri olacak. Sınıf bilinçli kadın işçiler kokuşmuş düzene karşı mücadeleye giriştiklerinde, korkudan, yılgınlıktan ve umutsuzluktan eser kalmıyor. Ve kadın işçiler mücadeleye katılmaksızın asla kazanamayacağız.

