UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Gemileri Yaktık, Geri Dönüş Yok!

10.12.2018, Gebze’den bir grup işçi

flormar-iscileri.jpg

Petrol-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve direnişlerini kararlılıkla sürdüren Flormar işçileri ile karşı karşıya kaldıkları baskılar ve yasaklar üzerine sohbet ettik. Flormar işçileri bu sohbette duygu ve düşüncelerini şu şekilde ifade ettiler:

“Tepemin Tasını Attırmayın!”

10.12.2018, Gebze’den bir kadın işçi

krizin-faturasini-cikartanlar-odesin-23102018.jpg

Çok değil, üç-beş ay önceydi. Çuval fabrikasında çalışan Ayşe abla ile kriz üzerine sohbet ederken “kriz mriz yok, bizim fabrika harıl harıl çalışıyor, mesailere yetişemiyoruz. Bunların hepsi kandırmaca” dediğini hiç unutmuyorum. Yine de ben ısrarla krizin biz işçiler üzerindeki etkilerini, dayatmaları, artan hayat pahalılığını anlatmaya devam etmiştim. Fakat Ayşe abla iktidara oy veren bir işçi olarak, yoksulluğun kaderden olduğunu iddia ederek krizin varlığını da gerçek sorumlularını da reddetmişti.

Ziyarete 2 Kilo Soğan, Bebek Görmeye 2 Paket Bebek Bezi

10.12.2018, Ankara’dan bir işçi

sogan-bez-kriz.jpg

Merhaba dostlar. Yeni bebekleri olmuş bir arkadaşımızın evini ziyarete gittik bugün. Dünyaya gelen bebeği bir görelim, sevelim, arkadaşlarımıza da hayırlı olsun diyelim istedik. Bebeği gördük, minicik, sevimli mi sevimli. Çaylarımızı içtik, sohbetler ettik. Krizden konuştuk bol bol. Yaşamın biz işçiler, emekçiler için çok zorlaştığından bahsettik. Sohbetimizi, “şikâyet etmek çözüm değil; biz işçiler aramıza konan tüm suni ayrımları aşıp haklarımız için bir arada mücadele etmeliyiz” diyerek ilerlettik.

İşyerimiz Kapalı, Arayan Soran Yok

09.12.2018, Adana'dan bir tekstil işçisi

kapak-127.jpeg

Konuya nereden başlayacağımı bilemiyorum. İşyerimiz yaklaşık iki aydır kapalı, ne arayan var ne soran. Patronun umurunda mı? Değil elbette. Ben yirmi yedi yaşındayım ve daha okula başlamamışken bile çalışıyordum. Okula başladım yine çalıyordum, hep çalıştım. Peki, nerde bu emeğimin karşılığı? Ben bugün utanarak annemden para almak zorunda kaldım ve çok rahatsız oldum bu durumdan.

Açık Adres Veriyorum: UİD-DER

09.12.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

uidder-1-mayis-2014 (17).jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Beş yıldır çalıştığım işyerinden haksız yere işten atıldım. Ben on yıllık genç bir işçiyim. Kendi halinde çalışan, denileni yapan, sessiz, hak hukuk bilmeyen biriydim. Çalıştığım işyeri büyük bir tekstil firmasıydı, ünlü markalara çalışan. Yüzlerce insan çalışıyor. Bulunduğumuz bölgede hatırı sayılır bir yerdir. Ben de yıllarca böyle bir yerde çalıştığım için övünüp gurur duydum.

Sendikalı ve Örgütlü Olmanın Gücü

05.12.2018, Hacettepe Üniversitesi’nden temizlik işçisi

yagma-yok-sendika-var.jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Hacettepe Üniversitesinde çalışan bir temizlik işçisiyim. Uzunca bir zamandır sendikalı olma mücadelesinin ardından nihayet başardık. Toplu sözleşme sürecimiz yeni sonuçlandı. Enflasyon oranına yakın bir zam ve pek çok sosyal hak aldık. Çok zorlu bir toplu sözleşme süreci geçirdik. Tüm işverenler gibi bizimki de sendikayı istemedi. Sürekli yetkimize itiraz edildi. Çünkü yasa işverene istediği kadar itiraz etme hakkı tanıyor.

Büyük Başarı!

04.12.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

kacak-icki.jpg

Medyada yayınlanan iki haber dikkatimi çekti. Bu iki haber arasındaki benzerlik ise ikisinin de içinde kaçak kelimesinin olması. Bu haberlerden ilki hava alanında geçiyor. Yurt dışından giriş yapan birilerinin valizinden şüphelenen gümrük muhafaza memurları şüpheli şahısları gözlem altına alıyorlar. Valizler X-ray cihazına sokuluyor. Valizlerin içerisinde şüpheli bir şeyler olabileceğinden havaalanı polisi de devreye giriyor.

“Amca Kasa Yanlış Hesaplamaz!”

04.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

market-yazar-kasa.jpg

Krizin derinleşmesiyle birlikte biz işçilerin yaşamı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Temel ihtiyaçlarımızı bile almak için kırk kere düşünüyoruz artık. Her şeye bu kadar zam gelmeden önce maaşımı alır almaz toplu alışveriş için markete giderdim. Emekçilerin çoğunun da benim gibi yaptığından şüphem yok.

İşçi Dayanışması Bültenini Okuyan İşçiler Anlatıyor

03.12.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

isci-dayanismasi-okuyan_isciler.jpeg

İşçi Dayanışması bülteninin Kasım ayı sayısı işçiler tarafından dikkatle okunuyor. “Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!” başyazısıyla yayınlanan İşçi Dayanışması bülteni elden ele, dilden dile işçilere bağımsız bir sınıf penceresi açıyor. İşçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını ele alan bültenimiz çeşitli sanayi havzalarından işçilerin sorunlarını ve mücadele deneyimlerini işçilere taşıyor.

Dumansız Ateş Yakmak Serbest!

03.12.2018, Gebze’den bir tekstil işçisi

flormar-iscileri.jpeg

İşçi kardeşlerim, ben Gebze’de tekstil ürünleri üreten bir fabrikada çalışıyorum. Sizler gibi emeğini, alın terini satarak geçimini sağlamaya çalışan bir işçiyim. Grev ve direniş yerlerinin biz işçiler tarafından ziyaret edilmesinin, mücadele eden, grevci, direnişçi sınıf kardeşlerimize destek verilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Elimden geldiğince de çevremdeki işçi mücadelelerini, grevleri, direnişleri ziyaret edip, direnen işçi kardeşlerimin yanında olmaya çalışıyorum.

Burjuvazi Çocuk Hakları mı Dedi?

02.12.2018, UİD-DER’li bir eğitim emekçisi

cocuk-haklari.jpg

Islak parke taşları üzerinde kirli çuvallara yaslanmış iki çift yürek, iki yağız ama çelimsiz sübyan, iki çocuk… Ellerindeki simidi naylon bardaktaki meyve suyuna bandıra bandıra yiyorlar. Oturdukları beton buz gibi… Yüzlerindeki lekeler tıpkı elbiselerindeki gibi. Elbiseleri çuvalları kadar kirli… Soludukları hava yağmurlu... Karınları aç. Etraflarında pazar kalabalığı, alışveriş tutkunları, birkaç zabıta, az ilerde büyükçe bir hastane, marketler, pastaneler ve tabii ki çöp yığınları…

Efsane Cuma ve Efsane Olmayan İndirimler

02.12.2018, Adana’dan bir işçi

sahane-cuma.jpg

Geçen Cuma işten çıkmış yorgun argın eve giderken içinde bulunduğum otobüs trafiğe takıldı kaldı. Normalde trafiğin pek olmadığı bu caddede neden yoğunluk var diye etrafa bakınırken yan tarafta alışveriş merkezi olduğunu hatırladım. Bir sürü araç alışveriş merkezine doğru gidiyordu ve yolu tıkamıştı. Bu yoğunluğun sebebi birkaç haftadır her yerde reklamı karşımıza çıkan Black Friday olayıydı.

İki Kilo Soğanla Ziyarete Gitmek

01.12.2018, Esenyurt’tan bir işçi

sogan.jpg

Geçenlerde eşimle arkadaşımıza ziyarete giderken ne alsak diye düşündük. Ben “Coca Cola ya da Fanta alalım” dedim. O da “kendimizin içmediği bir şeyi niye alıp götürelim?” dedi. Ben de “en iyisi ihtiyaçları olan bir şey alalım” dedim. Manav reyonunun önüne geldik. Eşim “gel iki kilo soğan alalım” dedi. Ben gülmeye başladım “soğan mı?” “Gülme, ihtiyaç demedin mi? Bu aralar soğan ve patates ne kadar pahalı, ihtiyaçlarını gidermiş oluruz” dedi.

Ne Çok Oğlum Kızım

01.12.2018, Esenyurt’tan bir eğitim işçisi

isci_kadinlar.jpg

Ellerim nasırlı/ Toprak kokar ellerim/ Çoğunun dilinde ziyan/ Oysa baştan ayağa kadınım/ Baştan ayağa ana/ Ben de varım/ Sokakta, parkta, fabrikada

İsyana Teşvik, Aranızda Düşman Var!

30.11.2018, Gebze’den bir grup kadın işçi

fabrika-uretim-bandi.jpg

Evinde pişirdiği yemeğin içinde hiç fare pisliği çıkan var mı? Bizim fabrikada “sizin evde yaptığınız yemeğin içinde hiç mi fare pisliği çıkmıyor?” diye bir soru soruldu. İlginç gelmiş olabilir ama insan kaynakları müdiremiz tam da böyle söyledi. Sanırım kendisi evde pişirdiği yemeklere mütemadiyen fare pisliği karıştırıyor. Çünkü bu soruyu bize sorarken kendinden emin ve gerçekten büyük bir ciddiyetle sordu. En iyisi en başından anlatmaya başlayalım.

Sahi Ürettiğimiz Bunca Malzeme Ne Oluyor?

29.11.2018, GOSB’dan bir kadın işçi

tv-uretimi.jpg

Krizin varlığı su götürmez bir gerçek. Kimse ne inkâr ediyor ne de arada derede kalıyor mevzu kriz olunca. Bir zamanlar üretimin yoğunluğundan iki kelime konuşamazken şimdilerde bol bol zamanımız oluyor. Tabi krizin acı reçetesi kime kesiliyor, malumunuzdur.

Emekçi Kadınlar: Krizin Bedelini Neden Biz Ödüyoruz?

28.11.2018, Sefaköy’den bir grup kadın işçi

the-true-cost-3.jpg

Bangladeş’teki Rana Plaza’nın altında kalarak yaşamlarını yitiren 1134 işçinin hikâyesiyle başlıyor “Gerçek Bedel” isimli belgesel. İşçilerin canları, kanları pahasına üretilen şatafatlı giysilerin, moda dünyasının ihtişamının ardında saklanan kapitalizmin kirli yüzü bir irin gibi akıyor görüntülerde. Bir yanda kâra doymayan açgözlü patronlar, öte yanda açlığa, yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar…

“İşler B.ka Sardı, İki Çuval Patates Aldım!”

27.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

patates-cuvali.jpg

Son zamanlarda krizin etkisiyle iğneden ipliğe ne varsa en temel ihtiyaçlarımıza muazzam zamlar yapıldı. Ama hükümet yetkilileri “kriz filan yok” demekte. Ekonomideki kötü gidişatın sorumluları dış güçler ya da fırsatçı esnaflar olarak biz işçilere gösteriliyor. Böylelikle ekonomideki kötü gidişten sanki kendileri sorumlu değilmiş gibi işin içinden sıyrılma gayretindeler.

Örgütlü Olursak Bunlar Başımıza Gelmez!

25.11.2018, Ankara’dan Genel-İş üyesi bir işçi

genel-is-19820.jpg

Merhaba dostlarım, kardeşlerim, canlarım. 16 Nisan 2017’de yapılan başkanlık referandumuyla her şeyin daha iyi olacağını, kararların daha hızlı alınacağını söyleyenler, patronları ihya etti, şahlandırdı. Ben 67 yaşında olan ve halen geçim kavgası veren Genel-İş üyesi bir işçiyim. Yıllarca sizler gibi çalıştım didindim durdum. Şöyle dönüp baktığımda verdiğim onca emek ve çabaya rağmen elimde avucumda beni güvencede tutan hiçbir şey yok. Neyse sözü fazla uzatmadan sizlere yıllar önce yaşadığım ve bugün de başımıza bela olan örgütsüzlüğümüz hakkında bir anımı anlatacağım.

Okulumuzdaki Temizlik İşçileri ve Yaşanan Sorunlar

25.11.2018, İstanbul’dan bir eğitim emekçisi

okul-temizligi.jpg

Ben devlet okulunda öğretmenlik yapıyorum. Temizlik işçileriyle her zaman konuşurum, “maaşlarınızı alabiliyor musunuz, sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye sorarım. Bazen de kendi aralarındaki konuşmalara tanık oluyorum. Diyelim ki bir okulda 5 temizlik işçisi var. Bunların ikisinin ücreti İŞ-KUR’dan ödeniyor. Ama geri kalan üçünün ücreti ailelerden toplanan paralarla veriliyor. Bu konu çok sıkıntılı. Ailelerden “okul aidatı” denilerek para alınıyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this