İşçi Eşleri İçin Sebahat Abla Olabilmek Onur Vericidir!

Bir Akkardan direnişçisinin eşi

Merhaba işçi arkadaşlar. Ben Akkardan’da hâlâ direnişte bulunan bir işçinin eşiyim. Bizler direnen işçilerle birlikte, direniş süresince yaşadığımız sorunları paylaşmak için, Mecidiyeköy’deki DİSK Genel Merkezine gittik. Beni en çok etkileyen DİSK’in unutulmaz işçi önderi Kemal Türkler’in eşi olan Sebahat Abla’mızla yaptığımız görüşmeydi. Arkadaşlarla birlikte sohbet ederken, Sebahat Abla’mız, direnişteki arkadaşlara Akkardan’da direnişin nasıl sürdüğünü sordu. Bizler sorunlarımızı kısa ve öz şekilde paylaştık.

Ben Sebahat Abla’nın konuşmaları esnasında yüzündeki üzüntüyü ve gözlerinin dolduğunu görüyordum. Daha sonra Sebahat Abla’mız, bizlere eşinin geçmişte sürdürdüğü mücadelesini anlattı. Hasta ve eşinin ölümü üzerine derin yaralar almış olmasına rağmen Sebahat Abla’mız, dimdik ayakta durabiliyor. Eşinin arkasından mücadelesini sürdürüyor. Ben de Sebahat Abla’nın bu konuşmalarından etkilenerek, “acaba onun yerinde olsam ne yapardım?” diye düşündüm. Gerçekten saygıdeğer ablamızın ve eşinin bu onurlu mücadelesini sonuna kadar sürdürdüğünü bilmeli ve bizler de bu mücadeleyi sürdüreceğimize inanmalıyız. Bizler de işçi eşleri olarak Sebahat Abla’mızı örnek almalıyız.

Sebahat Abla’mızla sohbet ettikten sonra, DİSK’in Genel Başkan Yardımcısıyla görüşmek istedik. Akkardan işçileriyle birlikte başkanın odasına girdik. Ve basın sözcüsü arkadaş bizleri tanıtırken, beni de “bizimle beraber direnişte bulunan ve yanımızdan ayrılmayan Sebahat Ablamız” diye tanıttı. Bu da beni onurlandırdı. Çok hoşuma gitti. Eminim geleceğin Sebahat Ablası olmak tüm direnişçi işçi eşleri için onur verici.

Ve ardından sohbetimiz bittikten sonra Sebahat Abla’mızla görüşerek, o günün anısına fotoğraf çektirdik. Ve sevgili ablamız bizleri kapıya kadar uğurlayarak, yüzündeki tebessümle, bizlere onurlu mücadelemizde başarı diledi.

30 Nisan 2010