Ankara Seramik Patronunu Kim Durduracak?

Ankara’dan bir işçi

Sincan Organize Sanayi bölgesinde, elektrik izolatörleri üreten bir fabrika Ankara Seramik. Yasaya aykırı olmasına rağmen her gün zorunlu mesai uygulanıyor ve işçiler haftalık izinlerini alabilmek için dahi şeflere neredeyse yalvarmak zorunda kalıyor. Üstelik bu mesailer kısa süre öncesine kadar kriz bahane edilerek ücretsiz yaptırılıyordu. Oysaki İş Yasasına göre günlük çalışma saati fazla mesailerle birlikte toplam 11 saati geçemez. Yine yasaya göre fazla mesailer %50 zamlı ödenmek, haftalık tatil gününde yapılan mesailerse %100 zamlı ödenmek zorundadır. İşçinin rızası alınmadan fazla mesai de yaptırılamaz.

Fabrikadaki bu durum işçilerin çok zor durumlarda kalmasına neden oluyor. Patronlar bizi öyle görmese de biz işçiler de insanız ve kendimize, ailemize, akrabalarımıza ayıracağımız zamana ihtiyacımız var. Ankara Seramik fabrikasında da işçiler yaşamın getirdiği ihtiyaçlar nedeniyle izinlerini kullanmaya çalıştıklarında işverenin ahlâksızca uygulamalarına maruz kalıyorlar. Ankara Seramik patronu, yasada erkek işçiye verilen bir hak olmasına rağmen, eşinin doğum yapması halinde kullanabileceği 3 günlük ücretli iznini kullandığı için işçileri işten atıyor ve bunu yalan, dolan, aldatmacayla yapıyor. Diğer işçileri korkutup onlara gözdağı vermek, onları korkutup sindirmek için işçilerin en ufak hatasında uyduruk bahanelerle, ahlâksız oyunlarla onları korkutup tazminatsız işten atıyor. İşçiler haklarını bilmediği ve bilse dahi patron karşısında kendini güçsüz gördüğü için bu olanlar karşısında hiçbir şey yapamıyor, kurbanlık koyun gibi sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

İşçi kardeşler, yetersiz de olsa biz işçilerin de hakları var ve bunları kullandık diye hiçbir işveren bizi işten atamaz, fakat bunun için biz işçiler haklarımızı öğrenmeli ve diğer işçilerle birlikte durup patrona yasal haklarımızı vermesi için baskı yapmalıyız. Fabrikamızda yanyana çalıştığımız, ekmeğimizi, işimizi paylaştığımız iş arkadaşlarımızın işten atılmasına, patronun haksız uygulamalarına maruz kalmalarına izin vermeyelim. Aksi takdirde biz buna izin verdikçe patron kendisini daha güçlü hissedecek ve daha azgınca saldıracak ve bir gün sıra bize de gelecek. Ama biz işçi arkadaşlarımıza bunların yapılmasına izin vermez ve bu haksızlıklara birlikte karşı çıkarsak o zaman korkmak zorunda olan biz değil patronlar olacaktır.

Zorunlu fazla mesai yasalara aykırıdır; işçi, rızası olmadan fazla mesai yapmaya zorlanamaz.

Erkek işçilerin eşinin doğum yapması halinde 3 gün ücretli doğum izni vardır.

İşveren fazla mesaiye gelmedik diye hakkımızda tutanak tutamaz, tutsa bile bu geçersizdir.

İşveren tarafından verilen hiçbir belgeyi bir avukata danışmadan imzalamamalıyız ve imzalamak zorunda olmadığımızı da bilmeliyiz.

Bunlar ve benzeri bilmemiz gereken pek çok hakkımız var. Bu hakları öğrenmeli ve bilmeyen işçi arkadaşlarımıza da öğretmeliyiz. Unutmayalım, patronlar bize karşı tek vücut olarak savaşıyor, biz de onlara karşı tek vücut olabilmeliyiz.

13 Ağustos 2010